AİHM'in 'Baş/Türkiye' kararında, silahlı terör örgütüne üyelik suçunun 'kişisel suç' olduğu ve bu nedenle hakim/savcılar için öngörülen özel güvencelerin uygulanmayacağı yönündeki Hükümet ve AYM tezini neden dikkate almamıştır?
AİHM, bu tezi dikkate almamıştır çünkü kendisine sunulan somut tutuklama kararlarında böyle bir ayrımın yapılmadığını gözlemlemiştir. Kararlarda, 'görev suçu/kişisel suç' ayrımına gidilerek özel güvencelerin bu nedenle uygulanmadığına dair bir gerekçe bulunmamaktadır. Aksine, tutuklama kararları doğrudan doğruya, örgüt üyeliği suçunun kesintisiz suç olduğu ve bu nedenle 'suçüstü hali'nin var olduğu kabulüne dayanmaktadır. AİHM, ulusal mahkemelerin kendi kararlarında dayanmadığı bir argümanı, sonradan kendisini ikna etmek için ileri sürülen bir gerekçe olarak kabul etmemiştir. Denetimini, kararın verildiği andaki somut gerekçeler üzerinden yapmıştır.