Bir ceza davasında, sanık hakkındaki tek delil, soruşturma aşamasında alınıp kovuşturmada dinlenemeyen bir tanığın beyanıdır. Bu tanık, duruşma sırasında sanık tarafından sorgulanamamıştır. Mahkemenin sadece bu beyana dayanarak mahkumiyet kararı vermesi, Anayasa Mahkemesi'nin üç aşamalı testi açısından neden sorunludur?
Bu durum, Anayasa Mahkemesi'nin testinin üç aşamasında da sorun yaratır. Birincisi, tanığın dinlenememesi için 'geçerli bir neden' (ölüm, ulaşılamama gibi) sunulmalıdır. İkincisi, bu beyan mahkumiyetin dayandığı 'tek veya belirleyici delil' niteliğindedir ki bu, en kritik aşamadır. Üçüncüsü ve en önemlisi, bu durumda savunmanın maruz kaldığı zorlukları telafi edecek 'dengeleyici güvenceler' yoktur. Çünkü bu beyanı doğrulayan, destekleyen başka hiçbir delil bulunmamaktadır. Sanığa, tanığın beyanlarının güvenilirliğini test etme imkanı verilmeden ve bu beyan başka delillerle desteklenmeden, tek başına bu ifadeye dayanılarak mahkumiyet kurulması, tanık sorgulama hakkının ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlaline yol açar.