TCK m. 272/5 uyarınca yalan tanığın 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulması, bu suçun unsurları açısından ne anlama gelir?
Dolaylı faillik (TCK m. 37/2), bir başkasını suç işleme aracı olarak kullanarak suçu işleyen kişiyi ifade eder. TCK m. 272/5'te kanun koyucu, özel bir dolaylı faillik hali düzenlemiştir. Burada yalan tanık, kendi yalan beyanıyla yargı makamlarını (savcı, hakim) bir 'araç' gibi kullanarak, masum bir kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması (gözaltı, tutuklama) neticesini gerçekleştirmektedir. Normalde kişiyi hürriyetinden yoksun kılan karar yargı makamına ait olsa da, bu kararın alınmasına sebep olan asıl irade yalan tanığa ait olduğu için, kanun onu bu suçun dolaylı faili olarak sorumlu tutmuştur.