Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının gerekçesinde, mahkemenin hem yalan tanık beyanına, hem sanığın HTS kayıtlarına, hem de başka bir ihbarcının beyanına dayandığı belirtilmiştir. AYM veya AİHM, bu durumda yalan tanık beyanının 'belirleyici delil' olup olmadığını nasıl değerlendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40137

AYM veya AİHM, bu durumda niteliksel bir değerlendirme yapar. Sadece gerekçede birden fazla delil sayılmış olması, yalan tanık beyanının belirleyici olmadığı anlamına gelmez. Mahkeme, diğer delillerin (HTS kayıtları, ihbarcı beyanı) yalan tanığın iddiasını ne ölçüde 'doğrudan doğruladığını' inceler. Eğer HTS kayıtları sadece sanığın bazı kişilerle görüştüğünü gösteriyor ama yalan tanığın iddia ettiği örgütsel toplantıya katıldığını ispatlamıyorsa veya ihbarcının beyanı genel ve soyut nitelikteyse, mahkumiyetin asıl ağırlığının hala sorgulanamayan tanığın beyanına dayandığı sonucuna varılabilir. Bu durumda, diğer deliller 'destekleyici' olsa bile, tanık beyanı 'belirleyici' delil olarak kabul edilir. (Bkz. Y. P. Başvurusu, § 59).