Zorunluluk halinde (TCK m. 25/2) kişinin tehlikeden 'başka suretle korunma olanağı bulunmaması' şartı, mutlak bir imkansızlığı mı ifade eder?
Bu şart, 'sübvansiyon (ikincillik)' ilkesi olarak da adlandırılır ve mutlak bir imkansızlığı değil, somut olayın koşullarına göre makul ve katlanılabilir başka bir çözüm yolunun bulunmamasını ifade eder. Eğer kişi, bir suç işlemeden, tehlikeyi daha az zararlı veya zararsız bir yolla bertaraf etme imkanına sahipse, zorunluluk halinden yararlanamaz. Örneğin, donma tehlikesi geçiren birinin, kapısını kıracağı kulübenin sahibine telefonla ulaşıp izin isteme imkanı varsa, bu yolu denemeden kapıyı kırması 'başka suretle korunma olanağı'nın varlığı nedeniyle zorunluluk hali kapsamına girmeyebilir. Değerlendirme her olayın kendi şartlarına göre yapılır.