Sanığın, A şehrindeki bir cezaevinde tutukluyken, B şehrindeki bir mahkemede görülen davasının duruşmasına SEGBİS ile katılmasına karar verilmiştir. Sanık, duruşmaya fiziken katılmak istediğini belirtmesine rağmen, güvenlik gerekçesiyle bu talep reddedilmiştir. Bu durum, hükümden sonra yürürlüğe giren KHK değişikliği öncesinde nasıl değerlendirilirken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/33 E. sayılı kararı sonrası nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #40065

KHK değişikliği öncesinde, özellikle ilk ve son savunmanın yapıldığı celselerde, sanığın açık rızası olmadan SEGBİS ile savunmasının alınması, AİHS ve Anayasa ile güvence altına alınan duruşmada bizzat hazır bulunma hakkının ve dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul ediliyor ve bozma nedeni sayılıyordu. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/33 E. sayılı kararında, sonradan yürürlüğe giren ve CMK m. 196/4'ü değiştiren 694 sayılı KHK hükmü dikkate alınmıştır. Bu yeni düzenleme, 'mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda' (güvenlik, maliyet vb.) sanığın rızası olmasa dahi SEGBİS ile duruşmaya katılımına karar verilebileceğini hükme bağlamıştır. Yargılama usulü kurallarının derhal uygulanması ilkesi gereğince, YCGK bu yeni düzenleme karşısında artık bu durumun tek başına bir bozma nedeni oluşturmayacağına karar vermiştir.