Bir kişinin, aralarındaki husumet nedeniyle başka bir kişi hakkında 'FETÖ üyesidir' şeklinde asılsız ihbarda bulunduğunu sonradan beyan ederek pişman olduğunu söylemesi, ceza yargılamasında nasıl bir anlam taşır?
Bu durum, ihbarın güvenilirliğini ve delil değerini ciddi şekilde sarsar. Y. P. Başvurusu'nda (§ 23), ihbarcı R.A.'nın bu yöndeki beyanı, mahkeme tarafından dikkate alınmış ve bu ihbara itibar edilmemiştir. Ancak, eğer asılsız ihbar nedeniyle bir soruşturma başlamış ve ihbar edilen kişi mağdur olmuşsa, ihbarda bulunan kişi hakkında TCK m. 271'deki 'iftira' suçundan soruşturma yapılması gündeme gelebilir. Pişmanlık beyanı, bu suç açısından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlayabilir.