Sanık, maktulün elindeki silahın kurusıkı olduğunu bilmeden, kendisine doğrultulan bu silah nedeniyle maktule ateş ederek onu öldürmüştür. Bu durumda sanığın cezai sorumluluğu, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/2676 sayılı kararına göre nasıl değerlendirilmelidir?
Bu durumda, saldırı aracı (kurusıkı tabanca) gerçekte hayati bir tehlike yaratmaya elverişli olmadığı için meşru savunmanın 'orantı' koşulu objektif olarak gerçekleşmemiştir. Ancak, Yargıtay bu kararında, kurusıkı tabancanın ebat, görünüm ve yapısı itibarıyla ateşli silahtan ayırt edilmesinin zor olduğu ve 'iğfal kabiliyeti' bulunduğu tespitine dayanmıştır. Sanığın, bu görünüş nedeniyle, kendisine gerçek bir silahla saldırıldığı yanılgısına düşmesi, 'kaçınılmaz bir hata' olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle sanık, TCK m. 30/3 yollamasıyla 'hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hataya düşme' hükmünden yararlanmalıdır. Bu hata kusurluluğu ortadan kaldırdığı için, sanık hakkında TCK m. 25/1 ve CMK m. 223/3-c uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı (veya beraat) kararı verilmesi gerekir.