Bir ceza davasında, sanığın davranışları nedeniyle duruşma salonundan çıkarıldığı (CMK m. 204) bir celsede, sanık lehine olan bir delilin tartışılması veya bir tanığın dinlenmesi durumunda, bu durum savunma hakkını nasıl etkiler?
Bu durum, sanığın savunma hakkını ciddi şekilde etkileyebilir. CMK m. 204, sanığın duruşma düzenini bozması halinde çıkarılmasına izin verse de, bu hak sınırsız değildir. Özellikle sanığın lehine olan bir delilin tartışıldığı veya sanığın doğrudan soru sorma hakkı bulunan bir tanığın dinlendiği bir celsede sanığın yokluğu, 'silahların eşitliği' ve 'çelişm_eli yargılama' ilkelerini zedeleyebilir. Mahkemenin, sanığın yokluğunda yapılan işlemlerin savunması açısından zorunlu olup olmadığını (CMK m. 204/1) dikkatle tartması gerekir. Sanığın yokluğunda yapılan ve onun kaderini doğrudan etkileyebilecek bu tür önemli usuli işlemler, adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir. Bu nedenle, oturuma yeniden alındığında işlemlerin kendisine eksiksiz açıklanması ve müdafiinin varlığı kritik öneme sahiptir.