AİHM'in 'Alparslan Altan' ve takip eden 'Turan ve diğerleri' kararlarında, yüksek yargı mensuplarının tutuklanmasında 'suçüstü hali' kavramının yorumlanmasını neden İHAS m. 5/1'e (yasanın öngördüğü usule uygun olmayan tutuklama) aykırı bulmuştur?
AİHM, Yargıtay ve AYM'nin 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçunun kesintisiz (temadi eden) bir suç olduğu ve bu nedenle her an 'suçüstü hali'nin var sayılabileceği yönündeki yorumunu, 'makul olmayan ölçüde geniş' ve 'öngörülemez' bulmuştur. AİHM'e göre bu yorum, CMK m. 2/j'deki 'suçüstü' tanımının ötesine geçmektedir ve hakim/savcılar için 2802 sayılı Kanunda öngörülen özel soruşturma ve kovuşturma usullerini (ağır ceza mahkemesinde yargılanma, izin prosedürleri vb.) işlevsiz hale getirmektedir. Bu durum, kanunla sağlanan temel güvencelerden yoksun bırakılma anlamına geldiği için tutuklamanın 'yasanın öngördüğü usule uygun olmadığı' sonucuna varılmıştır.