Bir tanığın soruşturma aşamasında savcılıkta verdiği ifade ile kovuşturma aşamasında mahkemede verdiği ifade arasında çelişki olması, yalan tanıklık suçunun oluştuğuna dair kesin delil teşkil eder mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/8-498 E. sayılı kararı bu durumu nasıl değerlendirmiştir?
Hayır, kesin delil teşkil etmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/8-498 E. sayılı kararında, tanığın olayı bizzat görmediği, mağdurdan duyduklarını aktardığı, savcılık ve mahkeme beyanları arasındaki çelişkinin 'yorum farkı' olarak değerlendirilebilecek nitelikte olduğu bir olayda, yalan tanıklık suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir. Karar, tanığın beyanları arasındaki çelişkinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığını, gerçeği bilerek ve isteyerek sakladığı veya değiştirdiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, tanığın kendisi hakkında 'suçu bildirmeme' suçundan dava açılmış olması gibi, beyanını değiştirme ihtimalini açıklayabilecek başka faktörlerin de varlığı, kastın ispatını zorlaştıran bir unsur olarak değerlendirilebilir.