Yalan tanıklık suçunda, tanığın gerçeğe aykırı beyanının 'kısmen' olması (örneğin olayın bir bölümünü doğru anlatıp, önemli bir detayını bilerek farklı anlatması) suçun oluşumunu etkiler mi?
Etkilemez, suç yine de oluşur. TCK m. 272 gerekçesinde ve Yargıtay içtihatlarında, suçun maddi unsurunun 'yalan söylemek veya tanıklığın konusunu oluşturan hususlar hakkındaki bilgiyi, bilerek, kısmen veya tamamen saklamak' olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, tanığın beyanının bir kısmının doğru olması onu sorumluluktan kurtarmaz. Eğer gerçeğe aykırı olarak anlattığı veya sakladığı 'kısım', davanın esasıyla ilgili ve delil değerini haiz ise, suçun maddi unsuru gerçekleşmiş olur. Önemli olan, tanıklığın bütünü itibarıyla maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye veya yanıltmaya yönelik kasti bir eylemin varlığıdır.