Bir kişinin hırsızlık suçunu işleyen maktulü, çaldığı malları kurtarmak amacıyla ateş ederek öldürmesi eyleminde, meşru müdafaa hükümlerinin uygulanabilmesi için hangi ek koşulların değerlendirilmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39787

Bu eylemin meşru müdafaa (TCK m. 25/1) kapsamında değerlendirilebilmesi için, özellikle 'zorunluluk' ve 'orantılılık' koşullarının çok dikkatli incelenmesi gerekir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2013/2791 sayılı kararında bu durum meşru müdafaa olarak kabul edilmiş olsa da, genel ilke şudur: 1) Zorunluluk: Failin, çalınan malını kurtarmak için saldırganı öldürmekten başka bir çaresinin bulunmaması gerekir. Örneğin, polise haber verme, daha az zarar verici bir yöntemle (yaralama, korkutma) hırsızı durdurma imkanı varsa, öldürme eylemi 'zorunlu' kabul edilmez. 2) Orantılılık: Korunan hak (malvarlığı) ile ihlal edilen hak (yaşam hakkı) arasında açık bir orantısızlık vardır. Kural olarak, salt malvarlığını korumak için birinin yaşam hakkına son vermek orantılı değildir. Ancak, hırsızlık eylemi aynı zamanda kişinin canına veya vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı tehdidi de içeriyorsa (örneğin hırsızın silahlı ve tehlikeli olması), bu durumda yapılan savunma hem mala hem de cana yönelik saldırıyı defetme amacı taşıyacağından orantılılık koşulu sağlanabilir. Olayın tüm özellikleri (gece vakti olması, saldırganın silahlı olup olmaması, kaçma imkanının bulunmaması vb.) bu değerlendirmede kritik rol oynar.