CMK m. 12'nin gerekçesine göre, sanığın duruşmada şahsen dinlenmesi ilkesi ile yetki kuralları arasında nasıl bir ilişki kurulmuştur? Özellikle maddenin son fıkrasının (metinden çıkarılmış olsa da gerekçede bahsedilen) amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39781

CMK m. 12 gerekçesi, ceza yargılamasının temel ilkesinin sanığın hükmü verecek mahkemece şahsen dinlenmesi ve duruşmada hazır bulunması olduğunu belirtir. Bu ilke, AİHS m. 6'daki adil yargılanma hakkının da bir gereğidir. Yetki kuralları, bu ilkenin hayata geçirilmesine hizmet eder. Suçun işlendiği yerin yetkili kılınması, delillerin ve sanığın mahkemeye daha kolay getirilmesini sağlar. Gerekçede bahsedilen ve o dönemki tasarıda yer alan son fıkra (ikili yetki), özellikle güvenlik nedeniyle sanığın yargılamayı yapan mahkemeden uzakta tutuklu bulunduğu durumlarda, istinabe (naip hakim) yoluyla ifade alınmasının AİHM tarafından adil yargılamaya aykırı bulunması sorununu çözmeyi amaçlıyordu. Amaç, hükmü verecek mahkemenin sanığı bizzat ve doğrudan dinleyebilmesini sağlamaktı. Bu, 'doğrudan doğruyalık' ilkesi ile yetki kuralları arasındaki doğrudan ilişkiyi göstermektedir.