Bir trafik kazası sonucu açılan taksirle öldürme davasında, sanık Y. hakkında yalan tanıklık yaptığı iddia edilen bir kişi için ceza tayin edilirken TCK m. 272/2 mi, yoksa TCK m. 272/3 mü uygulanmalıdır? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/8120 E. sayılı kararı bu konuda hangi kriterin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39769

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ilgili kararına göre, yalan tanıklık yapılan suçun (somut olayda taksirle öldürme suçu - TCK m. 85) kanuni tanımındaki cezanın üst sınırı dikkate alınmalıdır. Taksirle öldürme suçunun temel hali (TCK m. 85/1), iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasını öngörür. TCK m. 272/3, 'üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren' bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapılmasını nitelikli hal sayar. Taksirle öldürme suçu bu kapsama girdiği için, sanık hakkında TCK m. 272/3 hükmünün uygulanması gerekir. Kararda, yerel mahkemenin TCK m. 272/3'ü uygulamasının doğru olduğu, ancak alt sınırdan uzaklaşarak fazla ceza tayin etmesinin eleştirildiği görülmektedir. Dolayısıyla uygulanması gereken fıkra, yalan tanıklığa konu olan asıl suçun cezasının ağırlığına göre belirlenir. Eğer asıl suçun cezası 3 yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa fıkra 3, gerektirmiyorsa fıkra 2 (mahkemede işlenmişse) uygulanır.