HMK m. 203/1-d uyarınca, hukuki işlemlere ve senetlere karşı 'üçüncü kişilerin' muvazaa iddialarını tanıkla ispat edebilmeleri neden bir istisna olarak düzenlenmiştir? Madde gerekçesindeki mantığı açıklayınız.
Bu istisnanın temel mantığı, üçüncü kişinin, muvazaalı işlemi yapan tarafların dışında kalması ve bu nedenle onlardan muvazaayı ispatlayacak yazılı bir belge almasının hayatın olağan akışına göre imkansız veya çok zor olmasıdır. Muvazaa, doğası gereği gizli yapılan ve asıl amacı üçüncü kişileri aldatmak olan bir işlemdir. İşlemin tarafları (örneğin, alacaklıdan mal kaçırmak için evini arkadaşına satmış gibi görünen borçlu), bu gizli anlaşmalarını belgeye dökmezler veya dökseler bile bunu üçüncü kişiye vermezler. Bu durumda olan üçüncü bir kişinin (örneğin alacaklının), muvazaa iddiasını yazılı delille ispatlamasını beklemek, hakkını aramasını imkansız hale getirir. Bu nedenle kanun koyucu, HMK m. 203 gerekçesinde de belirtildiği gibi, senedin veya işlemin tarafı olmayan üçüncü kişilerin muvazaa iddialarını tanık dahil her türlü delille ispat edebilmelerine olanak tanımıştır.