Bir sanığın davranışları nedeniyle duruşma salonundan çıkarılması (CMK m. 204), sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının (CMK m. 193) mutlak bir ihlali midir? Bu iki madde arasındaki ilişkiyi CMK sistematiği içinde açıklayınız.
Hayır, mutlak bir ihlal değildir. CMK m. 193/1, 'sanık olmaksızın yargılama olmaz' şeklindeki 'doğrudan doğruyalık' ve 'yüz yüzelik' ilkelerinin temel kuralını koyar. Ancak aynı fıkra, 'Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere' diyerek bu kuralın mutlak olmadığını belirtir. CMK m. 204, bu istisnalardan biridir. Sanığın, duruşma düzenini bozucu davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokması halinde, mahkeme düzeni sağlamak amacıyla sanığı dışarı çıkarabilir. Bu, sanığın hazır bulunma hakkına getirilmiş meşru bir sınırlamadır. Ancak bu sınırlama, CMK m. 204'te belirtilen diğer güvencelerle (zorunlu müdafi atanması, yokluğunda yapılan işlemlerin açıklanması) dengelenmek zorundadır. Bu güvenceler sağlanmazsa, meşru bir sınırlama olmaktan çıkar ve savunma hakkının ihlaline dönüşür. (Bkz: Yargıtay 16. Ceza Dairesi - Karar : 2018/475)