Bir sanığın, olay yerindeki hırsızlık eylemini engellemek amacıyla, kaçmakta olan hırsızın aracının tekerlerine ateş etmek yerine, aracın içine doğru ateş ederek hırsızı yaralaması eyleminde, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/19864 sayılı kararı meşru müdafaada hangi sınırın aşıldığını kabul etmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39720

Yargıtay'ın ilgili kararında, meşru müdafaada 'orantılılık' ve 'zorunluluk' sınırlarının aşıldığı kabul edilmiştir. Sanığın, kaçan failleri yakalamak ve hırsızlık eylemini sonlandırmak için aracı durdurması meşru bir amaçtır. Ancak, bu amacı gerçekleştirmek için 'daha az zarar verici' bir yöntem olan aracın tekerleklerine ateş etme imkanı varken, doğrudan aracın içine, yani kişilerin hayati tehlikeye atılacağı bir yöne ateş etmesi, 'zorunluluk' (başka çare olmama) ve 'orantılılık' (kullanılan aracın ve yöntemin aşırılığı) ilkelerini ihlal eder. Kararda, sanığın bu sınırı 'kast olmaksızın' (muhtemelen olası kastla değil, bilinçli taksirle veya heyecanla) aştığı kabul edilerek, TCK m. 27/1 (hukuka uygunluk nedenlerinde sınırın kast olmaksızın aşılması) uyarınca taksirle yaralama hükümlerine göre indirimli ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir.