Aralarında akdi ilişkiyi gösteren yazılı bir sözleşme bulunmayan ve davalının borcu inkar ettiği bir alacak davasında, davacı delil olarak davalı ile ilgisi olmayan üçüncü bir kişi tarafından keşide edilmiş bir bonoyu sunarsa, bu bono 'yazılı delil başlangıcı' sayılır mı?
Hayır, sayılmaz. HMK m. 202'ye göre bir belgenin yazılı delil başlangıcı sayılabilmesi için en temel koşul, o belgenin 'aleyhine ileri sürülen taraftan (veya vekilinden) sadır olması', yani o tarafça verilmiş veya gönderilmiş olmasıdır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2014/6175 E. sayılı kararındaki olayda olduğu gibi, sunulan bononun tarafları dava dışı kişilerse, bu bono davalıdan sadır olmadığı için, davacı ile davalı arasındaki akdi ilişkiyi olası kılan bir yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemez. Bu nedenle, bu tür bir belgeye dayanılarak tanık dinlenmesi mümkün değildir.