Bir noter, sahte belgelerle yapılan bir araç satış işlemi nedeniyle tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Noter, bu zararın, işlemi yapan noter katibinin ve aracı alan davacının 'ortak kusurundan' kaynaklandığını iddia edebilir mi?
Noter, katibinin kusurunu ileri sürerek zarar görene karşı sorumluluktan kurtulamaz, çünkü Noterlik Kanunu m. 162'ye göre personelin eylemlerinden de doğrudan sorumludur. Ancak, zararın doğmasında 'zarar gören davacının da kusuru (müterafik kusur)' olduğunu iddia edebilir. Eğer davacı, kendisinden beklenen özeni göstermeyerek (örneğin belgeleri kontrol etmeyerek) zararın oluşumuna katkıda bulunmuşsa, mahkeme tazminattan indirim yapabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/11699 sayılı kararında ise, davacının 'noterlik çalışanlarını baskı altına alması, hızlı hareket etmelerine yol açması' gibi davranışlarının müterafik kusur olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı, çünkü bir güven kurumu olan noterin bu tür baskılara boyun eğmemesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, davacının kusurunun, noterin ağır özen yükümlülüğünü ortadan kaldıracak nitelikte olması gerekir.