Kasten adam öldürme suçundan yargılanan bir sanığın, mağdurun kendisine önce döner bıçağıyla saldırdığını, yere düşünce de üzerine gelmeye devam ettiğini, bunun üzerine tabancayla ateş ederek öldürdüğünü savunması durumunda, meşru müdafaada 'saldırı-savunma' orantısı nasıl değerlendirilmelidir?
Bu durumda orantının değerlendirilmesi, saldırıda kullanılan aletin niteliğine ve saldırının devam edip etmediğine bağlıdır. Döner bıçağı, öldürmeye veya ağır yaralamaya elverişli bir silahtır. Böyle bir silahla yapılan saldırı, mağdurun yaşam hakkına yönelik ağır ve haksız bir saldırıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/314 sayılı kararındaki olaya benzer şekilde, bu nitelikteki bir saldırıya karşı, saldırıyı defetmek amacıyla tabanca kullanılması 'kullanılan araçlar' açısından orantılı kabul edilebilir. Çünkü her ikisi de hayati tehlike yaratan araçlardır. Ancak asıl değerlendirme, saldırının devam edip etmediği noktasında yapılmalıdır. Eğer saldırgan yere düştükten sonra saldırı sona ermiş ve tehlike ortadan kalkmışsa, bu andan sonra ateş etmek meşru müdafaa olmaz. Ama saldırgan yere düşmesine rağmen kalkıp saldırıya devam ediyorsa, tehlike devam ettiği için yapılan savunma orantılı sayılabilir. Olayın her anı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.