Yalan tanıklık suçunda, fiilin işlendiği merciin 'yemin ettirme' yetkisine sahip olması, suçun sadece nitelikli halini mi oluşturur, yoksa suçun bir unsuru mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39655

Yemin, suçun bir unsuru değil, suçu daha ağır cezayı gerektiren bir 'nitelikli halidir'. Yalan tanıklık suçunun temel şekli (TCK m. 272/1), yeminsiz olarak dinlenen bir tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmasıyla da oluşur. Suçun oluşması için yemin şart değildir. Ancak, tanıklığın mahkeme huzurunda veya yemin ettirmeye kanunen yetkili bir kurul (örneğin yeminli dinleyen savcı) önünde yapılması, fiilin ciddiyetini ve adaleti yanıltma potansiyelini artırdığı için kanun koyucu tarafından TCK m. 272/2'de daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Yani yemin, suçun varlığı için değil, cezanın miktarı için önem taşır. (Bkz: Ceza Genel Kurulu Kararı - Karar: 2018/206).