Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2008/37 sayılı kararında, sarhoş olan maktulün eve girerek cinsel saldırı girişiminde bulunması üzerine sanığın maktulü tüfekle öldürmesi eylemi neden TCK m. 27/2 (meşru savunmada sınırın aşılması) kapsamında değerlendirilmiştir? Sarhoşluk, saldırının 'haksız' niteliğini ortadan kaldırır mı?
Sarhoşluk, saldırının 'haksız' niteliğini ortadan kaldırmaz. Kişinin kendi iradesiyle sarhoş olup bir saldırı gerçekleştirmesi, saldırıyı hukuka uygun hale getirmez. YCGK'nin eylemi TCK m. 27/2 kapsamında değerlendirmesinin nedeni şudur: Sanığın (ve evdeki diğer kadınların) gece vakti evlerine zorla giren ve cinsel saldırıda bulunan maktule karşı kendilerini savunma hakları doğmuştur. Ancak savunma, tüfekle ateş edilerek ölümle sonuçlandığı için 'orantılılık' ilkesi aşılmıştır. Fakat, sanığın bu sınırı aşması, o anki durumun yarattığı (gece vakti, eve zorla girilmesi, cinsel saldırı tehdidi, maktulün sarhoş ve kontrolsüz olması) ve 'mazur görülebilir' nitelikteki 'korku, panik ve şaşkınlık' altında gerçekleşmiştir. Sanığın amacı saldırıyı defetmektir. Bu psikolojik durum nedeniyle, orantılılığın aşıldığı bu eylem için faile kusur atfedilemeyeceği ve ceza verilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.