Yalan tanıklık suçundan yargılanan bir kişinin, yargılandığı asıl davadaki (suçu bildirmeme) savunması ile yalan tanıklık davasındaki savunması arasında bir çelişki olması, tek başına yalan tanıklık suçunun sübutu için yeterli midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/154 sayılı kararındaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39602

Tek başına yeterli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında, tanığın beyanları arasındaki çelişkinin yalan tanıklık suçunun oluştuğuna dair kesin bir delil oluşturmadığı, en fazla vicdani bir kanaat oluşturabileceği belirtilmiştir. Kararda, olayı bizzat görmeyen, mağdurdan duyduklarını aktaran sanığın, soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanları arasındaki 'kısmi çelişkinin yorum farkı olarak değerlendirilebilecek mahiyette' olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, sanığın gerçeği söylediği takdirde kendisi hakkında 'öğrendiği suçu bildirmeme' suçundan dolayı bir soruşturma açılacağı ve dolayısıyla kendi aleyhine beyanda bulunmak zorunda kalacağı durumu da dikkate alınmıştır. YCGK, yalan söylediğinin veya bilgiyi kasten sakladığının şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı durumlarda, sırf beyanlar arasındaki çelişkiye dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği sonucuna varmıştır.