Kamulaştırma bedelinin 'gerçek karşılık' olması ilkesi ne anlama gelmektedir ve bu bedelin tespitinde Kamulaştırma Kanunu m. 11'e göre hangi objektif ölçüler dikkate alınır?
Kamulaştırma bedelinin 'gerçek karşılık' olması ilkesi, Anayasa'nın 46. maddesinden kaynaklanan ve mülkiyet hakkının özünü koruyan bir ilkedir. Bu ilke, kamulaştırılan taşınmazın, kamulaştırma tarihindeki alım-satım değerinin, yani serbest piyasadaki objektif değerinin malike ödenmesi gerektiği anlamına gelir. Kamulaştırma Kanunu m. 11, bu gerçek karşılığın tespitinde bilirkişi kurulunun dikkate alacağı objektif ölçüleri saymıştır. Bunlardan bazıları şunlardır: a) Araziler için: Mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir. b) Arsalar için: Kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri. c) Yapılar için: Resmi birim fiyatları, yapı maliyet hesapları ve yıpranma (amortisman) payı. d) Genel olarak: Taşınmazın cinsi, nevi, yüzölçümü, kıymetini etkileyen tüm nitelik ve unsurlar, vergi beyanı ve resmi makamlarca yapılmış diğer kıymet takdirleri. Bu tespit sırasında, kamulaştırma projesinin getireceği değer artışları dikkate alınmaz.