Bir tanığın, soruşturma aşamasında savcılıkta verdiği ifade ile kovuşturma aşamasında mahkemede verdiği ifade arasında, olayın esasına ilişkin olmayan, tali bir konuda (örneğin şikayetçinin kaç yıl çalıştığı) çelişki olması yalan tanıklık suçunu oluşturur mu? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/13958 E. sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39515

Hayır, oluşturmaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve ilgili karara göre, yalan tanıklık suçunun maddi unsurunun oluşabilmesi için gerçeğe aykırı beyanın, yargılamanın 'esasını' etkileyen, delil değerine sahip bir hususa ilişkin olması gerekir. Tanığın farklı sıfatlarla (örneğin bir yerde şüpheli, diğer yerde tanık olarak) verdiği ifadeler arasındaki çelişkinin, soruşturmanın veya kovuşturmanın esasıyla ilgili olmayan, tali bir konuda olması durumunda, bu durum tek başına yalan tanıklık suçunun unsurlarını oluşturmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararında, şikayetçinin kaç yıl çalıştığına ilişkin çelişkinin soruşturmanın esasıyla ilgili olmadığı ve bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Bu tür çelişkiler en fazla vicdani bir kanaat oluşturabilir, ancak kesin kanıt niteliğinde değildir.