Anayasa m.19 ve CMK m.100'de yer alan 'kuvvetli suç şüphesi' ile İHAS m.5/1-c'de yer alan 'makul şüphe' kavramları arasındaki ilişkiyi, sen.av.tr adresindeki makalede yer alan değerlendirmeler ışığında açıklayınız.
İlgili makalede belirtildiği üzere, bu kavramlar farklı hukuki metinlerde yer alsa da, ilkesel olarak 'objektif bir gözlemciyi, kişinin suçu işlemiş olabileceğine ikna edecek düzeyde' bir şüpheyi ifade ederler. İHAM'ın kullandığı 'makul şüphe' (reasonable suspicion) terimi, Türk ceza hukukundaki şüphe derecelendirmesinden (basit, yeterli, kuvvetli şüphe) bağımsız, özerk bir Sözleşme kavramıdır. Ancak bu, iç hukukta tutuklama için aranan 'kuvvetli suç şüphesi' standardının yerine geçmez, aksine onunla örtüşmesi beklenen asgari bir standardı ifade eder. İHAM, denetiminde 'makul şüphe'yi ararken, aslında iç hukuktaki 'kuvvetli şüphe'nin somut olgularla desteklenip desteklenmediğini, keyfi veya temelsiz olup olmadığını inceler. İki mahkeme arasındaki temel fark, bu şüphenin varlığına ilişkin değerlendirmenin derinliğinde ortaya çıkmaktadır. AYM daha çok derece mahkemesinin takdirinin keyfi olup olmadığına odaklanırken, İHAM eylemlerle isnat edilen suç arasındaki bağı daha titiz bir şekilde irdelemektedir.