Bir noter, sahte belgelerle yapılan bir işlem nedeniyle oluşan zarardan dolayı hangi hukuki rejime göre sorumludur ve bu sorumluluktan kurtulabilmek için neyi ispat etmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #39495

Noterlik Kanunu m. 162 uyarınca, noterlerin yaptıkları işlemlerden doğan sorumluluğu 'kusursuz sorumluluk' (ağırlaştırılmış özen sorumluluğu) rejimine tabidir. Bu, zarar gören davacının, noterin kusurlu olduğunu ispatlamak zorunda olmadığı anlamına gelir. Davacı, sadece zararı, noterlik işlemini ve ikisi arasındaki uygun illiyet (nedensellik) bağını ispatlamakla yükümlüdür. Noterin bu sorumluluktan kurtulabilmesi için sadece 'gerekli özeni gösterdiğini' ispat etmesi yeterli değildir. Noter, illiyet bağının kesildiğini ispat etmelidir. İlliyet bağını kesen haller ise şunlardır: 1) Mücbir sebep (deprem, sel gibi). 2) Zarar görenin tam kusuru. 3) Üçüncü kişinin ağır kusuru. Özellikle sahtecilik vakalarında, ibraz edilen sahte belgenin, bir noterin veya çalışanının normal bir dikkatle anlayamayacağı derecede aldatma yeteneğine (iğfal kabiliyetine) sahip olması, üçüncü kişinin ağır kusuru olarak kabul edilir ve illiyet bağını keserek noteri sorumluluktan kurtarabilir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi - Karar:2020/2393).