Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2014/1708 K. sayılı kararında, davada sadece 'ihbar olunan' sıfatıyla yer alan bir tüzel kişilik aleyhine mahkumiyet hükmü kurulması neden mutlak bir bozma sebebi sayılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38977

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında bu durum, iki temel usul kuralının ihlali olarak görülmüş ve bu nedenle mutlak bir bozma sebebi sayılmıştır: 1) Taraf Sıfatı Yokluğu (Husumet Ehliyeti): Bir davada hüküm, ancak o davanın tarafları (davacı ve davalı) hakkında kurulabilir. HMK m. 61 vd. uyarınca, kendisine dava ihbar edilen üçüncü kişi, davada 'taraf' sıfatını kazanmaz. En fazla, davaya katılması halinde 'fer'i müdahil' olur, ki bu da ona taraf sıfatı vermez. Karara konu olayda, ihbar olunan şirket davada taraf değildir. Taraf olmayan bir kişi aleyhine hüküm kurulması, en temel yargılama ilkelerinden birinin ihlalidir. 2) Dava Şartı Eksikliği: HMK m. 114, 'taraf ehliyeti'ni bir dava şartı olarak saymıştır. Dava şartları, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir (HMK m. 115). Taraf sıfatı bulunmayan bir kişi aleyhine hüküm kurulması, bu temel dava şartının yok sayılması anlamına gelir. Bu, yargılamanın temelini sakatlayan ve kanuna kesin aykırılık teşkil eden bir durumdur. Bu nedenle Yargıtay, taraf olmayan ihbar olunan aleyhine hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bularak kararı bozmuştur.