Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/11774 K. sayılı kararında, tapu müdürlüğüne karşı açılan tapu iptal ve tescil davasının husumet yönünden reddedilmesi gerektiği belirtilirken, Türk Medeni Kanunu'nun hangi maddesine atıf yapılarak Hazinenin davalı olması gerektiği vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38969

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, tapu müdürlüğünün bu tür davalarda taraf (husumet) ehliyetinin olmadığı belirtilmiştir. Karar, bu tür davalarda asıl davalının Hazine olması gerektiğini vurgularken, bu durumun dayanağı olarak Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesine işaret etmektedir. TMK m. 1007, 'Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.' hükmünü içerir. Tapu sicili, Devletin sorumluluğu altında tutulan resmi bir sicildir. Bu sicilin hatalı veya usulsüz tutulması (örneğin, vekalet görevinin kötüye kullanılmasıyla yapılan bir tescilin yol açtığı zarar gibi) nedeniyle bir hak kaybı veya zarar doğduğunda, bu zarardan doğrudan 'Devlet' sorumludur. Hukuk davalarında Devleti temsil eden kurum ise Hazine'dir. Tapu müdürlüğü, Devleti temsil eden bir hasım değil, sadece sicili tutan bir idari birimdir. Bu nedenle, tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklanan ve Devletin sorumluluğunu gerektiren davalarda husumetin Tapu Müdürlüğü'ne değil, Hazine'ye yöneltilmesi gerekir. Kararda ayrıca, birleşen davada Tapu Müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddi gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi de bozma nedeni sayılmıştır.