İdarenin sorumluluğunu doğuran 'hizmet kusuru' kavramı ile 'hukuka aykırılık' kavramı her zaman örtüşür mü? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38964

Hayır, 'hizmet kusuru' ile 'hukuka aykırılık' kavramları her zaman örtüşmez. Her hukuka aykırılık hizmet kusuru anlamına gelmeyebilir ve her hizmet kusuru da bariz bir hukuka aykırılıktan kaynaklanmayabilir. Danıştay'ın yaklaşımı bu konuda pragmatiktir. Makalede de değinildiği üzere, Danıştay bazen hukuka aykırı bulduğu bir idari işlemi, 'içtihat hatası' veya 'takdirde hata' gibi kavramlar kullanarak hizmet kusuru saymayabilir ve idareyi tazminat sorumluluğundan kurtarabilir. Bu, özellikle karmaşık hukuki durumlarda veya idarenin iyi niyetle ancak hatalı bir yorumla hareket ettiği durumlarda gündeme gelebilir. Diğer yandan, idarenin eylemi veya işlemi görünüşte hukuka uygun olabilir, ancak hizmetin sunuluş biçimindeki bir aksaklık (örneğin, gerekli özenin gösterilmemesi, standardın altında bir hizmet sunulması) hizmet kusuru olarak kabul edilebilir. Örneğin, yasalara uygun olarak yapılan bir yol çalışması sırasında, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle bir kaza meydana gelmesi, işlemin kendisi hukuka uygun olsa da, icrasında hizmet kusuru bulunduğunu gösterir. Dolayısıyla, bu iki kavram birbiriyle yakından ilişkili olsa da, her zaman eş anlamlı değildir ve her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilir.