5271 sayılı CMK m. 170 ve 174 hükümleri, iddianamenin hazırlanması ve kabulü aşamalarında mahkemenin rolünü nasıl tanımlamaktadır? Makalede, bu rolün dava zamanaşımı denetimiyle ilişkisi nasıl kurulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38961

CMK m. 170, bir iddianamede bulunması gereken zorunlu unsurları (suçun unsurlarını oluşturan olaylar, mevcut deliller, sevk maddesi vb.) düzenler. CMK m. 174 ise, mahkemenin kendisine sunulan iddianameyi kabul etmeden önce yapacağı incelemeyi ve iade sebeplerini belirtir. Bu iki madde, mahkemeye iddianamenin kabulü aşamasında pasif bir rolde olmadığını, aksine bir 'ön denetim' yapma görevi verdiğini gösterir. Mahkeme, iddianameyi şekli ve esasa ilişkin bazı yönlerden inceleyerek, yargılamanın sağlıklı bir temelde başlamasını sağlar. Makalede, bu denetim görevinin dava zamanaşımıyla ilişkisi, suç vasfının değişmesi ihtimaline ilişkin tartışmada kurulmuştur. Bir görüşe göre, eğer mahkeme iddianameyi kabul aşamasını layıkıyla yapmayarak, örneğin bariz bir hukuki nitelendirme hatasını veya zamanaşımı sorununu gözden kaçırarak davayı başlatmışsa, bu hatanın sonucunun (örneğin zamanaşımı dolmuş bir davanın devam etmesi) faile yüklenmemesi gerekir. Yani, mahkemenin CMK m. 170 ve 174 kapsamındaki denetim görevini tam olarak yerine getirmesi, daha sonra ortaya çıkabilecek zamanaşımı gibi karmaşık sorunları en baştan önleyebilir. Mahkemenin bu ilk denetimdeki ihmali, sonradan failin aleyhine yorumlanmamalıdır.