Bir idari işlemin iptali davasında, dava açma süresi geçtikten sonra, bu işlemden kaynaklanan zararlar için tam yargı davası açmak mümkün müdür?
Hayır, kural olarak mümkün değildir. Eğer tam yargı davası, doğrudan hukuka aykırı olduğu iddia edilen bir idari işlemin kendisinden kaynaklanan zararların tazmini için açılıyorsa, bu davanın da idari işlem için öngörülen dava açma süresi (genellikle 60 gün) içinde açılması gerekir. İptal davası için öngörülen hak düşürücü süre geçirildikten sonra, o işlem hukuken kesinleşir ve artık hukuka aykırılığı idari yargı önünde tartışılamaz hale gelir. Hukuka uygunluğu kesinleşmiş bir işlemden dolayı da, idarenin hizmet kusuruna dayalı bir sorumluluğundan bahsedilemez. Bu nedenle, iptal davası açma süresini kaçıran bir kişi, daha sonra aynı işlemin yarattığı zararlar için tam yargı davası açarsa, bu dava da genellikle 'dayanaksız' veya 'hukuki mesnetten yoksun' olduğu gerekçesiyle reddedilir. Ancak, işlemin uygulanması (icrası) sebebiyle yeni ve ayrı bir zarar doğmuşsa, bu yeni zararlar için icra tarihinden itibaren yeni bir dava açma süresi başlayabilir (İYUK m. 12). Fakat bu, işlemin kendisinin hukuka aykırılığına değil, icrai eylemin yarattığı zarara dayanan bir dava olur.