CMK m. 225/1'de düzenlenen 'fiille bağlılık' ilkesi ile m. 225/2'de düzenlenen 'nitelendirmeyle bağlı olmama' ilkesi arasındaki ilişkiyi, iddianame ve mahkeme kararı ekseninde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38957

Bu iki ilke, ceza yargılamasında mahkemenin yetkisinin sınırlarını belirler ve birbirini tamamlar. 1) Fiille Bağlılık (CMK m. 225/1): Bu ilke, mahkemenin, ancak iddianamede anlatılan ve sınırları çizilen 'fiil' hakkında yargılama yapabileceğini ve hüküm kurabileceğini ifade eder. Mahkeme, savcının dava konusu yapmadığı, iddianamede hiç bahsedilmeyen başka bir fiilden dolayı sanığı yargılayamaz ve cezalandıramaz. Yargılamanın konusu, iddianamedeki olay anlatımıdır. Bu, sanığın ne ile suçlandığını bilmesi ve savunmasını ona göre yapabilmesi (savunma hakkının korunması) için temel bir güvencedir. 2) Nitelendirmeyle Bağlı Olmama (CMK m. 225/2): Bu ilke ise, mahkemenin, iddianamede anlatılan fiili hukuken nitelendirirken savcının yaptığı nitelendirme (örneğin, hırsızlık demesi) veya gösterdiği kanun maddesi ile bağlı olmadığını belirtir. Mahkeme, aynı fiili, dosyadaki delillere göre 'yağma' veya 'güveni kötüye kullanma' olarak nitelendirebilir. Yani mahkeme 'fiil' ile bağlıdır, ama o fiile vereceği 'hukuki isim' ile bağlı değildir. Kısacası, savcı 'olayı' getirir, mahkeme o olayın 'hukuki adını' koyar. Bu iki ilke, mahkemenin hem yetkisinin sınırlarını çizer (iddianame dışına çıkamama) hem de maddi gerçeğe uygun adil bir karar verebilmesi için ona hukuki serbesti tanır.