Anayasa Mahkemesi, 7145 sayılı Kanun ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na eklenen ve valilere 'belirli yerlere girişi ve çıkışı...sınırlayabilir' yetkisi veren hükmü, iptal talebine rağmen neden Anayasa'ya aykırı bulmamıştır? Karardaki karşı oylar hangi anayasal ilkeye dayanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38954

Anayasa Mahkemesi'nin çoğunluk görüşü (E.2018/137, K.2022/86), valilere tanınan bu yetkiyi Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Gerekçe olarak, bu yetkinin kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması gibi meşru bir amaca hizmet ettiği, sınırlamanın 'belirli yerler' ile coğrafi olarak, 'kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler' ile de kişi bakımından sınırlandırıldığı, bu nedenle keyfiliğe yol açacak bir belirsizlik içermediği belirtilmiştir. Bu yetkinin, Anayasa'nın 23. maddesindeki 'yerleşme ve seyahat hürriyeti'ne bir sınırlama getirdiği, ancak bu sınırlamanın Anayasa'nın 13. maddesindeki ölçülülük ilkesine uygun olduğu kabul edilmiştir. Karşı oylar ise, bu düzenlemenin 'belirlilik' ve 'hukuki güvenlik' ilkelerine (Anayasa m. 2) aykırı olduğunu savunmuştur. Karşı oy yazan üyelere göre, 'kamu düzenini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler' gibi bir ifadenin son derece soyut ve yoruma açık olduğu, bu durumun idareye (valiye) çok geniş ve keyfi bir takdir yetkisi tanıdığı belirtilmiştir. Hangi objektif kriterlere göre bir kişinin 'şüpheli' sayılacağının kanunda gösterilmemesi, temel bir hak olan seyahat özgürlüğüne yönelik bu sınırlamayı Anayasa'ya aykırı hale getirmektedir. Kısacası, çoğunluk düzenlemeyi yeterince belirli bulurken, azınlık belirsiz ve keyfiliğe açık bularak Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünmüştür.