Bir davanın ihbarı (HMK m. 61) ile asli müdahale (HMK m. 65) arasında ne gibi temel farklar bulunmaktadır?
Davanın ihbarı ile asli müdahale, üçüncü kişilerin bir davayla ilişkilenme biçimleri olsalar da, aralarında temel farklar vardır: 1) Talebin Kaynağı ve Yönü: Davanın ihbarı, davanın mevcut taraflarından birinin talebiyle, içeriden dışarıya doğru yapılan bir işlemdir. Asli müdahale ise, davanın tarafı olmayan üçüncü bir kişinin, kendi hakkını veya talebini ileri sürmek için kendi inisiyatifiyle, dışarıdan içeriye doğru yaptığı bir taleptir. 2) Üçüncü Kişinin Konumu: İhbar edilen kişi, davaya katılsa bile fer'i müdahil olur, yani katıldığı tarafın yardımcısıdır ve davada yeni bir 'taraf' olmaz. Asli müdahil ise, davaya katıldığında davacı ve davalı yanında, onlardan bağımsız iddia ve savunmaları olan yeni ve üçüncü bir 'taraf' konumuna gelir. Davası, asıl dava ile birlikte görülür ve karara bağlanır. 3) İleri Sürülen Hak: İhbar edilen kişinin davada kendi adına ileri sürdüğü bağımsız bir hakkı yoktur; sadece katıldığı tarafın davayı kazanmasına yardımcı olur. Asli müdahil ise, davanın konusu olan şey veya hak üzerinde, hem davacıya hem de davalıya karşı, kısmen veya tamamen bir hak iddia ederek davaya katılır. Örneğin, A'nın B'ye karşı açtığı bir tapu iptali davasında, C ortaya çıkarak 'o taşınmaz ne A'nın ne de B'nindir, asıl maliki benim' derse, bu bir asli müdahaledir.