5271 sayılı CMK m. 217/1, 'Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabilir.' demektedir. Bu ilkenin iki temel unsuru olan 'vasıtasızlık (doğrudan doğruyalık)' ve 'yüz yüzelik (çelişmeli yargılama)' ilkelerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38927

CMK m. 217/1'de ifade edilen bu kural, adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden olan 'vasıtasızlık' ve 'yüz yüzelik' ilkelerini somutlaştırır. 1) Vasıtasızlık (Doğrudan Doğruyalık) İlkesi: Bu ilke, hakimin, kararını etkileyecek olan delillerle arasında bir 'vasıta' (araç, aktarıcı) olmadan, doğrudan doğruya temas kurmasını gerektirir. Örneğin, bir tanığın daha önce poliste veya savcılıkta verdiği ifadenin tutanağını okumak yerine, o tanığı bizzat duruşma salonunda dinlemesi, sorular sorması ve beyanını, tavırlarını, samimiyetini doğrudan gözlemlemesi bu ilkenin bir gereğidir. Hakim, delile birinci elden ulaşmalıdır. 2) Yüz Yüzelik (Çelişmeli Yargılama) İlkesi: Bu ilke, yargılamanın taraflarının (iddia ve savunma makamları) duruşmaya getirilen tüm delillerden haberdar olmalarını, bu delilleri inceleyebilmelerini, onlara karşı beyanda bulunabilmelerini ve delilleri tartışabilmelerini ifade eder. Bir tarafın haberi olmadan dosyaya giren veya tartışma imkanı bulamadığı bir delil, hükme esas alınamaz. Bu ilke, 'silahların eşitliği'nin de bir gereğidir. CMK m. 217/1'deki 'huzurda tartışılmış deliller' ifadesi, doğrudan bu ilkeyi karşılamaktadır.