5237 sayılı TCK m. 72/2'de yer alan 're'sen uygulama' zorunluluğu, dava zamanaşımı açısından ne anlama gelir ve bu kuralın yargılamanın hangi aşamalarında geçerlidir?
TCK m. 72/2, 'Dava ve ceza zamanaşımı, şüpheli, sanık veya hükümlü tarafından ileri sürülmese de re'sen uygulanır.' hükmünü içermektedir. 'Re'sen uygulama' zorunluluğu, zamanaşımı konusunun tarafların talebine bağlı olmaksızın, hakim veya mahkeme (veya soruşturmada savcı) tarafından kendiliğinden dikkate alınması ve uygulanması gerektiği anlamına gelir. Bu, zamanaşımının kamu düzenine ilişkin bir kurum olduğunun göstergesidir. Bu kural, yargılamanın tüm aşamalarında geçerlidir: 1) Soruşturma Aşaması: Makalede de vurgulandığı gibi, maddedeki 'şüpheli' ifadesi, savcının da soruşturma sırasında zamanaşımını re'sen dikkate alması gerektiğini gösterir. Süre dolmuşsa, KYOK kararı vermelidir. 2) Kovuşturma Aşaması: İlk derece mahkemesi, yargılamanın herhangi bir anında zamanaşımının dolduğunu tespit ederse, başka bir inceleme yapmadan derhal davanın düşmesine karar vermelidir. 3) Kanun Yolu Aşaması: Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) veya Yargıtay (temyiz), dosyayı incelerken, taraflar bu yönde bir talepte bulunmamış olsa bile, zamanaşımının dolduğunu tespit ederse, diğer temyiz veya istinaf sebeplerini incelemeden önce re'sen bozma kararı vererek davanın düşürülmesini sağlamalıdır.