Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru için aranan 'başvuru yollarının tüketilmiş olması' şartı, bir derneğin üyelerinin haklarını etkileyen bir Yönetmelik'e karşı açtığı ve henüz derdest olan iptal davası varken nasıl değerlendirilir? AYM'nin 2012/95 başvuru numaralı kararı bu konuda ne söylemektedir?
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılabilmesi için, iddia edilen hak ihlaline karşı kanunda öngörülen olağan kanun yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (6216 sayılı Kanun m. 45/2). AYM'nin 2012/95 başvuru numaralı kararında, başvurucu dernek, üyelerini etkileyen bir Yükseköğretim Kurulu kararına ve ilgili Yönetmeliğe karşı Danıştay'da iptal davaları açmıştır ve bu davalar başvuru tarihinde henüz derdesttir (karara bağlanmamıştır). Bu durumda, 'başvuru yollarının tüketilmesi' şartı henüz gerçekleşmemiştir. Çünkü Danıştay'da açılan iptal davası, hak ihlali iddiasını giderebilecek etkili bir başvuru yoludur ve bu yolun sonucu beklenmelidir. Anayasa Mahkemesi, bu kararda başvuruyu öncelikle 'kişi yönünden yetkisizlik' (derneğin mağdur sıfatı olmaması) nedeniyle reddetmişse de, eğer bu engel olmasaydı dahi, derdest davalar nedeniyle 'başvuru yollarının tüketilmemiş olması' gerekçesiyle de başvuruyu kabul edilemez bulacaktı. Bireysel başvuru, tali (ikincil) bir hak arama yolu olup, ancak diğer tüm yollar denendikten sonra başvurulabilecek bir mekanizmadır.