Bir suçun gece vakti işlenmesi, TCK m. 143'e göre hırsızlık suçunda cezayı artıran bir nitelikli haldir. Yargıtay CGK'nın 2012/1842 K. sayılı kararında, bu nitelikli halin dava zamanaşımı süresinin hesaplanmasına etkisi nasıl açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38918

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında, TCK m. 66/3'teki 'zamanaşımının belirlenmesinde suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de göz önünde bulundurulacağı' hükmü temel alınmıştır. Karara göre, TCK m. 143'te düzenlenen 'suçun gece vakti işlenmesi' hali, hırsızlık suçunun cezasını artıran bir 'nitelikli hal'dir. Bu nedenle, dava zamanaşımı süresi hesaplanırken, hırsızlık suçunun temel şekli için öngörülen ceza değil, gece işlenmesi nedeniyle artırılmış ceza miktarı dikkate alınmalıdır. Somut olayda, TCK m. 142/1-e'de düzenlenen suçun temel ceza aralığı 2 ila 5 yıl hapistir. Gece vakti işlendiği için TCK m. 143/1 uyarınca bu ceza 1/3 oranında artırıldığında, cezanın üst sınırı 6 yıl 8 aya (5 yıl + 5/3 yıl) çıkmaktadır. Normalde 5 yıla kadar olan suçlarda zamanaşımı 8 yıl iken (TCK m. 66/1-e), cezanın üst sınırı 5 yılı aştığı için, uygulanacak zamanaşımı süresi TCK m. 66/1-d uyarınca 15 yıl olmaktadır. Bu karar, nitelikli hallerin zamanaşımı süresini doğrudan ve önemli ölçüde değiştirebildiğini, bu nedenle hesaplamanın temel suç şekline göre değil, fiilin tüm unsurları dikkate alınarak ortaya çıkan en ağır cezai yaptırıma göre yapılması gerektiğini göstermektedir.