Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/53 K. sayılı kararında, mahkemece kurulan hükmün 6100 sayılı HMK m. 297 açısından hangi eksiklikleri içerdiği belirtilmiştir ve bu eksiklikler neden bir bozma sebebi sayılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38915

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, yerel mahkeme hükmünün HMK m. 297'de belirtilen 'Hükmün Kapsamı'na ilişkin zorunlu unsurları taşımadığı tespit edilmiştir. Kararda belirtilen eksiklikler şunlardır: 1) Tüm Talepler Hakkında Karar Verilmemesi: Davada 8 davacı bulunmasına rağmen, mahkeme hükmün sonuç kısmında sadece 4 davacının maddi tazminat talebi hakkında (kısmen kabul/kısmen ret şeklinde) karar vermiş, diğer 4 davacının talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir hüküm kurmamıştır. HMK m. 297/2, 'taleplerden her biri hakkında verilen hükümle...' diyerek tüm taleplerin karşılanmasını zorunlu kılar. 2) Hükmün Kime Yönelik Olduğunun Belirsiz Olması: Mahkeme, kabulüne karar verdiği tazminatların hangi davalıdan (yüklenici mi, sigorta şirketi mi, yoksa her ikisinden mi) tahsil edileceğini hüküm fıkrasında belirtmemiştir. Yani, 'taraflara yüklenen borç' açıkça gösterilmemiştir. Yargıtay, bu eksikliklerin hükmü 'infazı kabil olmayan' (icra edilemez) hale getirdiğini belirtmiştir. Bir mahkeme kararının en temel özelliği, uygulanabilir olmasıdır. HMK m. 297'deki unsurlar, hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde kurulmasını ve infazda sorun yaşanmamasını sağlamayı amaçlar. Bu zorunlu unsurları taşımayan bir hüküm, usule esastan aykırı olduğu için bir bozma nedenidir.