5237 sayılı TCK'da soykırım ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımının işlememesinin temel felsefesi ve uluslararası hukuktaki karşılığı nedir?
TCK'nın 76/4, 77/4 ve 78/3. maddelerinde düzenlenen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve bu suçların örgütlü işlenmesi hallerinde dava ve ceza zamanaşımının işlememesi kuralının temel felsefesi, bu suçların sadece bireylere veya belirli gruplara karşı değil, tüm insanlığın ortak vicdanına ve değerlerine karşı işlenmiş en ağır suçlar olarak kabul edilmesidir. Bu suçların vahameti, yarattığı derin ve kalıcı travmalar ve cezasız kalmalarının doğuracağı adalet zedelenmesi, zamanın geçmesiyle ortadan kalkmaz. Bu nedenle devletin bu suçları soruşturma, kovuşturma ve cezalandırma yükümlülüğünün zamanla sınırlı olamayacağı kabul edilmiştir. Bu düzenlemenin uluslararası hukuktaki karşılığı, 'uluslararası suçlarda zamanaşımının uygulanmazlığı' ilkesidir. Bu ilke, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası Nürnberg Mahkemeleri ile gelişmiş ve 1968 tarihli 'Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlara Zamanaşımı Uygulanmamasına İlişkin BM Sözleşmesi' ile pozitif hukuka girmiştir. Roma Statüsü de (Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran anlaşma), kendi yargı yetkisine giren bu tür suçlarda zamanaşımının uygulanmayacağını belirtir. TCK'daki bu düzenleme, uluslararası hukuktaki bu evrensel kabulün iç hukuka yansıtılmasıdır.