HMK m. 61'de düzenlenen 'davanın ihbarı' ile ceza muhakemesindeki 'suçun ihbarı' (CMK m. 158) kavramları arasındaki temel farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38905

Bu iki 'ihbar' kavramı, farklı hukuk dallarına ait olup amaçları, tarafları ve sonuçları bakımından tamamen farklıdır: 1) Hukuki Nitelik ve Amaç: Davanın ihbarı (HMK m. 61), bir özel hukuk (veya idare hukuku) davasında, taraflardan birinin, davanın sonucundan etkilenecek üçüncü bir kişiyi davadan haberdar ederek, ondan yardım istemesi ve olası bir rücu davasında kendi durumunu güvence altına almasıdır. Amacı, hukuki menfaati korumaktır. Suçun ihbarı (CMK m. 158) ise, bir suçun işlendiği şüphesini öğrenen bir kişinin, bu durumu yetkili makamlara (savcılık, kolluk vb.) bildirmesidir. Amacı, ceza adaletinin işlemesini sağlamak ve soruşturma başlatmaktır. 2) Taraflar: Davanın ihbarı, davanın taraflarından biri (davacı/davalı) tarafından, davayla hukuki bağı olan bir üçüncü kişiye yapılır. Suçun ihbarı ise, herhangi bir vatandaş tarafından devlete (yetkili makamlara) yapılır. 3) Zorunluluk: Davanın ihbarı, taraf için bir 'hak'tır, zorunluluk değildir. Suçun ihbarı ise, bazı durumlarda (örneğin kamu görevlileri için) bir 'yükümlülük'tür (TCK m. 278-279). 4) Sonuç: Davanın ihbarı, ihbar edilen kişi üzerinde fer'i müdahale etkisi yaratır. Suçun ihbarı ise, Cumhuriyet savcısının soruşturma başlatmasına (veya soruşturmaya yer olmadığına karar vermesine) yol açar.