CMK m. 223/9'un uygulanmasıyla, sanığın beraat etme hakkı ile devletin zamanaşımı nedeniyle kovuşturmayı sonlandırma yetkisi çatıştığında, hangi hakka üstünlük tanınmaktadır ve bunun temel felsefesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38901

Bu çatışmada, sanığın 'beraat etme (aklanma) hakkı'na üstünlük tanınmaktadır. CMK m. 223/9, 'Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez' hükmüyle bu üstünlüğü yasal güvence altına almıştır. Bunun temel felsefesi, sanığın 'lekelenmeme hakkı' ve 'adil yargılanma hakkı'nın korunmasıdır. Dava zamanaşımı nedeniyle verilen bir 'düşme' kararı, sanığın suçluluğu ya da suçsuzluğu hakkında bir yargı içermez; sadece yargılamaya devam etme imkanının kalmadığını belirtir ve sanığın üzerinde bir şüphe gölgesi bırakabilir. Oysa 'beraat' kararı, sanığın isnat edilen suçu işlemediğini kesin olarak tespit eder ve onu hukuken tamamen aklar. Ceza muhakemesinde düşme gibi usuli sonlandırma nedenleri, sanığın aleyhine olabilecek bir mahkumiyeti önlemek için vardır; daha lehine olan beraat gibi bir kararın önüne geçmek için değil. Bu nedenle kanun koyucu, sanığın aklanma ihtimali varken, dosyanın usuli bir nedenle belirsiz bir şekilde kapatılmasına izin vermemektedir.