Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/200 K. sayılı kararında, davalıların çekişmeli taşınmazdaki zilyetlik haklarını noterden muvafakatname ile dava dışı bir kişiye devretmiş olmaları, davanın bu davalılara karşı görülmesine engel teşkil etmiş midir? Mahkemenin bu konudaki yaklaşımı nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38900

Hayır, engel teşkil etmemiştir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin 'davanın reddi' kararını hatalı bularak bozmuştur. Karara konu olayda, 2/B arazisi olan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde davacı ile birlikte davalılar da 'kullanıcı' olarak şerh edilmiş durumdadır. Davalılar, yargılama başlamadan önce, bu taşınmazı satın alma hakkını noterden düzenledikleri bir muvafakatname ile dava dışı üçüncü bir kişiye devretmişlerdir. Yerel mahkeme, bu devir nedeniyle davalıların taraf sıfatı kalmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise bu görüşe katılmamıştır. Yargıtay'a göre, dava tarihinde ve halen tapu kaydının beyanlar hanesinde davalılar 'kullanıcı' olarak göründüğü için, davanın hasmı onlardır ve dava onlara karşı görülmelidir. Davalıların üçüncü kişi lehine verdikleri muvafakatname, onların davadaki pasif husumet ehliyetini ortadan kaldırmaz. Yargıtay, bu durumda davalıların yapması gerekenin, HMK m. 61 uyarınca davayı, haklarını devrettikleri üçüncü kişiye 'ihbar etmek' olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, mahkemenin husumeti yanlış değerlendirerek davanın esasına girmeden reddetmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.