Anayasa Mahkemesi'nin, bekçilere 'el ile dıştan kontrol' yetkisi veren 7245 sayılı Kanun m. 7/6 hükmünü iptal gerekçesi 'belirlilik' ve 'kanunilik' ilkelerine dayanmaktadır. İptal sonrası getirilen yeni düzenlemedeki 'yoklama suretiyle el ile dıştan kontrol' ifadesi, AYM'nin belirttiği güvenceleri sağlayarak bu yetkiyi 'arama' tedbirinden ayırmayı başarmakta mıdır? Makaledeki eleştirel görüşü de dikkate alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38892

Anayasa Mahkemesi (AYM), 7245 sayılı Kanun'un m. 7/6 hükmünü iptal ederken, 'el ile dıştan kontrol' olarak adlandırılan yetkinin, Anayasa m. 20/2'de sıkı şartlara (hakim kararı veya yetkili merciin yazılı emri) bağlanan 'arama' tedbirine dönüşmesini engelleyecek açık, anlaşılır ve nesnel güvenceler içermediğini belirtmiştir. Bu durumun 'belirlilik' ve 'kanunilik' ilkelerini ihlal ettiğini vurgulamıştır (AYM, E.2020/59, K.2023/53). İptal sonrası getirilen yeni düzenleme, 'el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirleri alabilir' ifadesini, 'yoklama suretiyle el ile dıştan kontrol yapabilir' şeklinde değiştirmiştir. Makaleye göre bu değişiklik, AYM'nin temel eleştirisini karşılamaktan uzaktır. Zira sorun, kullanılan ifadenin kendisinden çok, Anayasa m. 20/2'de aranan yargısal denetim veya yazılı emir şartı olmaksızın kişinin bedensel bütünlüğüne ve özel hayatına fiziki bir müdahalede bulunulmasıdır. 'Yoklama' kelimesinin eklenmesi, bu müdahalenin niteliğini değiştirmemekte ve 'kontrol' ile 'arama' arasındaki keyfiliğe açık sınırı netleştirmemektedir. Makalede, hangi adla adlandırılırsa adlandırılsın bu tür bir müdahalenin tipik bir arama olduğu ve Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerine aykırılığının devam ettiği savunulmaktadır. Dolayısıyla yeni düzenleme, AYM'nin aradığı somut güvenceleri sağlamamaktadır.