Seri muhakeme usulünün düzenlendiği CMK m. 250/9'da 7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, hakimin talepname karşısındaki konumunu nasıl değiştirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38891

CMK m. 250/9'da yapılan bu değişiklik, hakimin (veya mahkemenin) Cumhuriyet savcısının talepnamesi karşısındaki konumunu pasif bir onay merci olmaktan çıkarıp, aktif bir denetim ve karar merci haline getirmiştir. Değişiklikten önceki hüküm, hakimin 'talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda' hüküm kuracağını öngörüyordu. Bu ifade, hakimin takdir yetkisini kısıtladığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Yeni düzenleme ise şöyledir: Mahkeme, şartların gerçekleştiği kanaatine varırsa, 'talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar.' Bu yeni düzenleme hakime şu yetkileri vermiştir: 1) Esasa İlişkin Değerlendirme Yetkisi: Hakim artık sadece usulün şartlarının (kabul vb.) yerine getirilip getirilmediğine bakmaz; 'dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa' hüküm kurar. Yani, delilleri değerlendirip beraat gerektiği sonucuna varırsa talebi reddedebilir. 2) Yaptırımı Belirleme Yetkisi: Hakim, savcının talepnamede önerdiği yaptırımla bağlı değildir. Savcının belirlediği yaptırımdan daha ağır olmamak kaydıyla, kanundaki indirim oranlarını (dört ila yedinci fıkralar) ve diğer hükümleri kendisi uygulayarak nihai yaptırımı belirler. Kısacası, hakim artık bir 'noter' değil, denetim yapan ve hükmü bizzat kuran bir karar organı konumundadır.