5271 sayılı CMK m. 206/3 hükmü uyarınca tanığın dinlenmesinden veya başka bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilmesinin şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #38883

CMK m. 206/3, mahkemenin delilleri toplaması ve ortaya koyması ilkesine bir istisna getirerek, belirli bir delilin ikamesinden vazgeçilmesine olanak tanır. Ancak bu vazgeçmenin geçerli olabilmesi için çok net bir şart öngörülmüştür: 'Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse' tanığın dinlenmesinden veya başka bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, delilden vazgeçme tek taraflı bir irade beyanıyla mümkün değildir. Yargılamanın üç temel süjesi olan iddia makamı (Cumhuriyet savcısı), savunma makamı (sanık ve/veya müdafii) ve karar makamının (mahkeme) bu konuda bir uzlaşmaya varması gerekir. Eğer bu taraflardan herhangi biri (örneğin sanık) tanığın dinlenmesini istiyorsa, savcı ve mahkeme istese dahi o tanığın dinlenmesinden vazgeçilemez. Bu kural, hem savunma hem de iddia hakkının korunmasını ve maddi gerçeğe ulaşma hedefinden keyfi olarak sapılmamasını temin eder.