Savcılığın, şüpheli hakkında 'yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi' ve 'kovuşturma olanağının bulunmaması' nedenleriyle verdiği KYOK kararları arasında ne gibi temel bir fark vardır?
'Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi' ve 'kovuşturma olanağının bulunmaması' nedenleriyle verilen KYOK kararları (CMK m. 172/1), soruşturmayı sona erdirme bakımından aynı sonucu doğursa da, kararların dayandığı temel mantık farklıdır. Temel fark şudur: 1) Yeterli Şüphe Yokluğu Nedeniyle KYOK: Bu durumda savcı, soruşturmanın esasına girmiş, delilleri toplamış ve değerlendirmiştir. Ancak toplanan deliller, şüphelinin o suçu işlediğine dair kamu davası açmaya yetecek düzeyde (yeterli şüphe) bir kanaat oluşturmamıştır. Yani, burada bir 'maddi sorun' vardır ve delil yetersizliği söz konusudur. 2) Kovuşturma Olanağının Bulunmaması Nedeniyle KYOK: Bu durumda ise, ortada yeterli şüphe olsa bile, kanunda öngörülen bir 'muhakeme engeli' veya 'dava şartı eksikliği' nedeniyle kovuşturma yapılamamaktadır. Savcı, delillerin esasına girmeksizin, bu usuli engel nedeniyle dava açamaz. Örnekler: şikayete tabi bir suçta şikayetin olmaması, dava zamanaşımının dolması, sanığın ölümü, af çıkması gibi. Kısacası, ilkinde esasa ilişkin bir delil değerlendirmesi, ikincisinde ise usuli bir engel tespiti vardır.