CMK m. 156/1-a ve 1-b'ye göre soruşturma ve kovuşturma evrelerinde müdafi görevlendirmesini 'isteme' yetkisi kimdedir? Bu istem üzerine müdafii 'görevlendirme' yetkisi kime aittir?
CMK m. 156, bu ayrımı net bir şekilde yapmaktadır: 1) İsteme Yetkisi: Soruşturma evresinde müdafi görevlendirilmesini 'isteme' yetkisi, ifadeyi alan merci (örneğin polis veya jandarma) veya sorguyu yapan sulh ceza hâkimine aittir (CMK m. 156/1-a). Kovuşturma evresinde ise bu 'isteme' yetkisi, yargılamayı yapan mahkemeye aittir (CMK m. 156/1-b). 2) Görevlendirme Yetkisi: Her iki evrede de, ilgili merciin istemi üzerine müdafii 'görevlendirme' (seçip atama) yetkisi, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosuna aittir (CMK m. 156/2). Özetle, adli merciler ihtiyacı tespit edip talepte bulunur, baro ise bu talebe istinaden kendi avukat listesinden bir müdafi görevlendirir. Bu ayrım, savunmanın bağımsızlığı ilkesinin bir gereğidir; müdafiin doğrudan mahkeme veya savcılık tarafından seçilmesi engellenerek, savunma makamının özerkliği korunmak istenmiştir.